FENERBAHÇE GALATASARAY DERBİSİ
Galatasaray - Fenerbahçe Maç Değerlendirmesi
Galatasaray’ın kazanması dahilinde bir mucize gerçekleşmezse sezon sonunda şampiyon olacağını, Fenerbahçe’nin kazanamazsa mucize bile gerçekleşme ihtimali olmadan şampiyonluğu kaybedeceğini hepimiz bilerek bu maçı izledik. Mucize bile gerçekleşmeden dedim çünkü Fenerbahçe’nin kritik bir maçta kaybederse sezon sonunda şampiyon olamayacağını uzun yıllardır izlediğimizden biliyoruz. Dolayısıyla daha stresli olan takım Fenerbahçe’ydi ve bunun maçta etkilerini gördük.
Ederson’un Kırmızı Kart Görerek Oyundan Atılması
Ederson’un hakemin “kalene geç” ikazına rağmen beklemesi kırmızı kart görmesine neden oldu. Doğru karardı çünkü kural gereği penaltının kullanılması gerekiyor ve Ederson ısrarla kalesine geçmedi. Bile isteye kırmızı kart gördü diyebiliriz.
Takımının mutlaka kazanması gereken ve yolun sonunda şampiyonluk ihtimali olduğu maçta bir oyuncusunun böyle bir harekette bulunması Fenerbahçe’nin ruh hâlini ve yıllardır neden şampiyon olamadığını açıklıyor. Her kritik maçta ya da dönemde takımın başına böyle şeylerin gelmesi normal değil. Bu maça yüzde yüz odaklı hazırlanılmış olsa böyle bir olayın yaşanması mümkün değildi. Sarı-lacivertliler yılların getirdiği şampiyonluk baskısını kendi lehine kullanamıyor ve önemli maçların çoğundan yenilgiyle ayrılıyor.
Yıldız Kanat Oyuncusu Farkı
Modern futbolda maçları çoğu zaman kanat oyuncuları belirliyor. Kadrolara baktığımızda Galatasaray’ın bu alanda belirgin üstünlüğü var.
Sane bu sezon inişli çıkışlı performans sergilese de yıldız kanat oyuncusu tanımına tamamen uyuyor ve takımlar bu yüzden onu transfer ediyor. Yaptığı etkili dribblinglerle adam eksiltiyor. Gol pozisyonuna girebilecek, takımını gol pozisyonuna sokabilecek sekansların çoğunda Sane’yi görüyoruz.
Barış Alper ise her sezon gelişmeye devam ediyor. Kazanılan penaltı öncesinde attığı ters top pozisyonun başlangıcıydı. Penaltıyı gole çevirmesi de maçın baskısını kaldırabildiğini gösterdi.
Fenerbahçe tarafında ise Kerem Aktürkoğlu ve Nene üretkenlik konusunda yetersiz kaldı. Bire birde rakip eksiltemediler, kilit pas üretemediler ve etkili orta açamadılar. Bu nedenle takım hücumda sürekli tıkandı.
Takımın bire birde en etkili oyuncularından biri olan Musaba’nın maça ilk 11’de başlaması gerekiyordu. Kerem ve Nene hücum üretkenliği açısından yeterli olmadılar.
Beklerin Hücuma Katkısı
Kerem ve Nene’nin olumlu katkılarından bahsedecek olursak defans yardımı ve tempolarından bahsederiz. Bu tarz kanat oyuncularıyla oynuyorsanız ofansif açıdan güçlü bekleriniz olması gerekiyor. Fenerbahçe’nin bekleri ise bu konuda yeterli değil. Hücum aksiyonları ve gol katkısı sayılarına bakarak bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu maçta da hücum tarafında etkili olamadılar.
Galatasaray’ın en büyük avantajlarından biri Osimhen gibi üst düzey bir forvete sahip olması. Nijeryalı yıldız yalnızca gol atmadı, savunmayı sürekli geriye itti ve takımına alan açtı.
Cherif ise penaltıyı takımına kazandırsa da oyunun içinde aktif değildi ve sezonun genelinde yeterli performans sergileyemedi. Rakibinizde Osimhen gibi dünyanın sayılı forvetlerinden biri varken takımınıza aldığınız birinci santrfor Cherif olmamalı. Cherif fiziksel olarak güçlü ve hızlı bir oyuncu. Modern futbola uygun özellikleri var. Potansiyelli bir isim fakat yanlış beklentiyle transfer edildi.
İki takım arasındaki kalite farkı özellikle bu bölgede net şekilde hissedildi.
Asensio’nun Yokluğu
Galatasaray için Sane ve Osimhen ne ifade ediyorsa, Fenerbahçe için de Asensio aynı seviyede önemli bir oyuncu. Böyle bir maçta oynayamaması takım adına ciddi bir kayıptı.
Fenerbahçe hücumda yaratıcılık üretmekte zorlanırken Asensio’nun eksikliği daha fazla hissedildi.
Skriniar - Oosterwolde Uyumsuzluğu
Skriniar’ın ağır ama defansif yetkinlik açısından iyi bir oyuncu olduğunu ve ağır olduğu noktada Oosterwolde’nin hızı ve çevikliğiyle Skriniar’ın eksiklerini kapattığını düşünürsek denklemde çok uyumlu bir ikili olarak gözüküyorlar. Maç içinde ise oldukça uyumsuzlardı.
Oosterwolde kesinlikle bir stoper oyuncusu değil ve eksik olduğu noktaları Skriniar da tamamlayamıyor. Konsantre olmada sıkıntıları var ve pozisyon alma hataları yapıyor.
Skriniar bireysel olarak kötü bir oyuncu değil. Oosterwolde’nin açıklarını sürekli kapatabilecek seviyede elit bir savunmacı da değil. Bu nedenle savunma hattı maç boyunca kırılgan gözüktü.
Yedek olarak alternatif olan Çağlar ise Fenerbahçe’yi geçelim, ligin seviyesinin altında bir oyuncu. Eskiden iyi bir savunma oyuncusuydu ve Leicester City’de başarılı performans sergiledi. Şu anda ise oynadığı maçlarda bariz hatalar yapıyor ve savunmada çok aksıyor. Fenerbahçe bu maçta yalnızca hücumda değil, savunmada da ciddi problemler yaşadı.
Her Sene Sil Baştan
Galatasaray son 4 sezonda aynı teknik adamla bir sistemin üzerine kadro kurmaya devam etti. Bu yüzden takımda istikrar oluştu ve oyuncu profilleri birbirini tamamlamaya başladı.
Fenerbahçe ise her sezon yeni teknik adam ve yeni sistemle yola çıkıyor. Bu durum takımın sürekli yeniden yapılanmasına neden oluyor. Kulüp uzun vadeli bir oyun kimliği oluşturamıyor.
Galatasaray’ın kadro kalitesini yıllar içinde yükselttiğini görebiliyoruz. Osimhen, Sane ve Singo gibi oyuncular bunun örneği. Fenerbahçe’ye baktığımızda ise 2 sezon önceki kadro kalitesi daha iyi.
Dzeko’nun mevcut hâli bile takım oyununa Cherif’ten daha fazla katkı verebilirdi.
Tedesco İle Yollar Ayrıldı
Sadettin Saran seçim öncesinde Tedesco ile yolların ayrıldığını açıkladı. Böylece Fenerbahçe yeniden teknik adam değişikliğine gitti.
Kulübün tekrar yeni bir sistem ve yeni bir yapılanmaya yönelmesi kısa vadede heyecan yaratabilir. Ancak sürekli teknik adam değiştirmek takımın uzun vadeli istikrar kurmasını zorlaştırıyor.
Fenerbahçe’nin son yıllarda yaşadığı en büyük problem sürekli yeniden başlamak.
Yorumlar
Yorum Gönder